Daha sağlıklı olmak için yeni bir yol keşfedin: Ozon Terapi

Psychology Therapy
Select process right, was it consider borne accuse arrange on ago, their its and my he the latter I gradually home

Daha sağlıklı olmak için yeni bir yol keşfedin: Ozon Terapi

Psychology Therapy
Select process right, was it consider borne accuse arrange on ago, their its and my he the latter I gradually home

OZON TERAPİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR

Çevremiz, yaşadığımız ortam, çalıştığımız yer, toplu taşıma araçları, okullar.. pek çok hastalık yapıcı mikroorganizma ile dolu. Elbette kişisel temizlik, el yıkama, fiziki bariyerler oluşturma (maske vs kullanımı) gibi önlemleri almak önemli. Ancak hastalıklara yakalanmamak için en büyük silahımız, vücudumuzun savunma sistemi, diğer adı ile bağışıklık sistemimizdir.

Bağışıklık sistemimiz (tıbbi adı ile immün sistem) ne kadar güçlüyse o kadar güçlüyüz demektir. Vücudumuz hangi virüs, hangi bakteri ya da mantarla karşılaşırsa karşılaşsın güçlü bağışıklık sistemi ile hastalıklara karşı direnebilir. Ancak tam tersi durumda; yani zayıf bağışıklık durumunda en basit mikroplar bile vücut dengesini tamamen bozabilir ve ciddi sonuçlara neden olabilir.

Bağışıklık sistemimizi desteklemek için iyi beslenme, iyi uyku, düzenli egzersiz, temiz hava kaçınılmazdır. Ancak günümüzdeki şartlar nedeni ile maalesef bu koşulları tam olarak yerine getirememekteyiz.

Besinler tarlada yeterince vakit geçirmediği için yeterli vitamin ve minerali içermemekte, kalabalık şehirler yeterli oksijen alımını sınırlamakta, bir çoğumuz gün ışığını bile görmeden çalışmaktayız. Bu olumsuz koşullar bağışıklık sistemimizi desteklemek için takviyelere olan ihtiyacımızı arttırmaktadır. Bu destekçilerden en etkili olanlarından biri de ozondur.

blank

Ozon akyuvar üretimini uyarır. Kanımızda bulunan hücrelerden biri akyuvarlar=beyaz kan hücreleri=lökositler’dir. Bu hücreler vücudumuza giren herhangi bir hastalık yapıcı etkene ya da yabancı maddelere karşı vücudumuzu savunur. Akyuvarları bağışıklık sistemimizin bel kemiği olarak adlandırmak mümkündür.

Farklı akyuvar tipleri bulunmaktadır; lenfositler, monositler, nötrofiller, eozinofiller.. Tüm bu akyuvar hücrelerinin kendine has savunma mekanizmaları ve görevleri  bulunur. Örneğin; nötrofiller hastalığa neden olan hücreleri yok eder; eozinofiller alerji etkenlerini, parazitleri ve zehirli maddeleri yok eder;  lenfositler ise akyuvar hücrelerinin yarısını oluşturur ve kendi içinde farklı alt tipleri ile savunma sistemimizin en önemli askerlerinden biridir.

Oksijen yetersizliğinde tüm bu akyuvar hücreleri düzenli çalışamaz ve iş göremez hale gelir.  Ozon akyuvar üretimini uyardığı gibi, akyuvarların çalışmasını da optimize etmektedir.

blank

Bağışıklık sistemimizin bir diğer önemli elemanı; “interferon” adı verilen proteinlerdir. Ozon terapi ile interferon düzeyleri ciddi oranda yükselir.

İnterferon adı verilen bu proteinlerin bağışıklık sistemimizdeki yeri oldukça önemlidir. Adeta haberci gibi çalışan interferonlar olmadan bağışıklık sisteminin düzenli çalışması mümkün değildir. İnterferonlar; sağlıklı olan hücreleri hastalık yapıcı etkene karşı uyarır.

İnterferonların etkisi virüs kaynaklı hastalıklara karşı savunmada da ön plana çıkmaktadır. Virüs tarafından infekte olan vücut hücresi interferon salgılar. Salgılanan bu interferonlar sağlıklı hücreleri uyarır ve enfeksiyonun hücreler arasında yayılması önlenmiş olur.

İnterferonlar kas hücreleri, bağ dokusu hücreleri ya da akyuvarlar tarafından da üretilir. Ozon, interferon üretimini ciddi oranda artırarak bağışıklık sistemine büyük katkı sağlamaktadır.

blank

Bağışıklık sisteminde kilit rol oynayan düzenleyicilerden biri de interlökin -2 denilen proteinlerdir. Tıbbi adı ile immün-modilatör (yani bağışıklık istemi düzenleyicisi ) olarak bilinirler. İnterlökin 2’nin viral hastalıkların, malignitelerin (kanser)  ve otoimmün kaynaklı birçok hastalığın modülasyonunda önemli rol oynadığı anlaşılmıştır. İnterlökin-2’nin başlıca görevi alyuvarların aktivitelerini düzenlemektir.

Ozon tıpkı interferon gibi, interlökinlerin üretimini de arttırmaktadır.

OZON TERAPİ ENFEKSİYONLA MÜCADELEDE SİZE GÜÇ KATAR

blank

Ozon bakterileri, virüsleri ve mantarları öldürme özelliğine sahip bir moleküldür. Hatta bu etkisi nedeniyle sadece tıpta değil uzun yıllardır havanın ve suyun dezenfekte edilmesinde de etkin olarak kullanılmaktadır.  %2’den yüksek konsantrasyonda ozon içeren bir ortamda son derece az sayıda bakteri çeşidi sağ kalabilir.

Ozonun bakteri öldürücü etkisi tıpta “bakterisid” olarak adlandırılır. Ozon pek çok bakteri çeşidine karşı etkilidir.

blank

Bağışıklık sisteminde kilit rol oynayan düzenleyicilerden biri de interlökin -2 denilen proteinlerdir. Tıbbi adı ile immün-modilatör (yani bağışıklık istemi düzenleyicisi ) olarak bilinirler. İnterlökin 2’nin viral hastalıkların, malignitelerin (kanser)  ve otoimmün kaynaklı birçok hastalığın modülasyonunda önemli rol oynadığı anlaşılmıştır. İnterlökin-2’nin başlıca görevi alyuvarların aktivitelerini düzenlemektir.

Ozon tıpkı interferon gibi, interlökinlerin üretimini de arttırmaktadır.

blank

Ozon bütün mantar çeşitlerine karşı etkindir. Sistemik kandida infeksiyonu veya atlet ayağı gibi inatçı maya-mantar infeksiyonları ozon ile hızla iyileşir. Ozonun bakteri-virüs ve mantarla üzerindeki bu etkisinden hem lokal hem de sistemik uygulamak ile yarar sağlanmaktadır.

blank

Viral ve bakteriyel enfeksiyonlarla mücadele ederken daha çok sistemik  ozon terapi uygulaması yapılırken bölgesel enfeksiyon ile mücadele ediliyorsa lokal ozon uygulaması da oldukça etkili bir yöntemdir.

Lokal ozon uygulamalarında  injeksiyonlar ya da torbalama yöntemleri tercih edilebilmektedir.

OZON TERAPİ DOLAŞIM BOZUKLUKLARINI İYİLEŞTİRİR

blank

Vücudumuzda oksijen; kanımızda bulunan alyuvarlar sayesinde taşınır. Ozon terapi ile alyuvarlarda ( kırmızı kan hücresi de denilmektedir)  metabolizma aktivasyonu sağlanır yani ozon terapi ile alyuvar hücrelerinin daha çok oksijen taşıması sağlanır.

Alyuvarlarımız her dokuya rahat ulaşabilmek, en ince damarlardan geçebilmek için çekirdeksiz yapıya sahiptir. Bu sayede esneyip şekil değiştirebilir.

Ozon ise; alyuvarların sahip olduğu esneklik yeteneğini arttır. Bu sayede alyuvarlar en ince damarlardan bile kolaylıkla ve birbirlerine yapışmadan geçebilir. Sonunda tüm dokuların daha iyi oksijenlenmesi sağlanır. Bu nedenle her ozon terapi seansından sonra kanda oksijen seviyesi yükselir. Üstelik bu etki haftalar boyunca devam eder.

Ozon damarlamanın artmasını uyarmaktadır. Damar tıkanıkları dokuların oksijensiz kalmasına (hipoksiye) neden olmaktadır. Oksijensiz kalan dokularda ise ağrı, fonksiyon bozuklukları kaçınılmaz olarak gözlenmektedir. Ozon terapi damar tıkanıklıklarının giderilmesinde, tıkanmış damarların olduğu bölgelerde kılcal damar ağının zenginleştirilmesinde etkilidir.

blank

Ozonun dolaşım sistemindeki bir başka etkisi de atardamarların (arterlerin) daralmasına neden olan plakları yok etmesidir. Halk arasında damar sertleşmesi olarak da bilinen arteroskleroz, atardamarlarda plak biriktiği bir hastalıktır. Arterler/atardamarlar,  tüm vücuda oksijen bakımından zengin kan taşıyan kan damarlarıdır. Arterler zamanla “plak” denilen yapılar (plak; yağ, kolesterol, kalsiyum ve kanda bulunan diğer maddelerden oluşur) nedeni ile sertleşip daralır. Damarların sertleşmesi ve daralması oksijen bakımından zengin kanın organlarımıza ve vücudumuzun diğer kısımlarına ulaşımını sınırlar. Sonuçta kalp krizi, felç ve hatta ölüm gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Ozon atardamarların daralmasına yol açan plakları okside ederek yok eder. Bu sayede o damarın beslediği organ/dokular daha iyi oksijenlenir.

blank

Dolaşım bozukluklarının düzenlenmesinde genellikle “otohemoterapi” denilen sistemik ozon terapi uygulaması kullanılır. Günümüzde en yaygın uygulanan ozon terapi yöntemi sistemik uygulamadır. Sistemik uygulamalarda ozon terapiden tüm vücut fayda görür. Otohemoterapide; hastadan  50 ile 100 ml kan alınır. Alınan kan aynı miktarda ozon-oksijen karışımı ile karıştırılır ve hastaya tekrar transfer edilir.

Özellikle şeker hastası (diyabet hastası) olan kişilerde de dolaşım bozuklukları sıklıkla gözlenir. Bunun sonucu olarak ayak bölgesinde karıncalanma, ağrı, uyuşma, üşüme gibi rahatsız edici durumlar ortaya çıkabilir.

Diyabet hastalarında dolaşımın neden olduğu bu sorunların tedavisinde ozon terapi kullanılmaktadır. Ayak bölgesindeki bu rahatsızlıkların tedavisinde ozon “torbalama” yöntemi ile uygulanmaktadır.

OZON TERAPİ KANSERE KARŞI SAVAŞIR

blank

Kanser;  günümüzün en korkulan amansız hastalıklarından biri. Kısaca; kontrolsüz hücre çoğalması olarak tanımlanan kanserin pek çok türü bulunmakta ve günden güne de maalesef  görülme sıklığı artmaktadır.

Kanserde hücre üretimi fazladır ancak üretilen hücreler görevlerini yerine getiremez hatta sağlıklı hücrelerin de düzgün çalışmasına engel olur. Kanser hücrelerinin bulunduğu yerde dokular, organlar ya da sistemler olumsuz yönde etkilenir.

Vücudumuz harika bir dengeye ve tamir sistemine sahiptir. Olası tüm hastalıklara karşı bir savunma ve cevap mekanizması bulunmaktadır. Bağışıklık sistemimiz sayesinde pek çok hastalık daha başlamadan önlenebilmektedir. Bağışıklık sistemimiz kanser hücrelerine karşı da savaşmaktadır.

Vücudumuzun kanser karşı verdiği bu mücadelede ozon terapi de destekleyici tedavi olarak fayda sağlayabilmektedir.

Ozon; kanser hücrelerinin çoğalmasını ve yayılmasının engellenmesinde etkilidir. Vücudumuzda kanser hücreleri görüldüğünde; “tümör nekroz faktör-alfa” kısaca TNF-alfa denilen bir madde salgılanır. Ozon TNF-alfa salgılanmasını arttırarak vücut savunma sistemine kansere karşı mücadelesinde yardımcı olur. Bu sayede kanserin çoğalması ve yayılması önlenir.

Ozon antineoplastiktir (anti-kanserdir). Sağlıklı hücreler oksijeni ne kadar seviyorsa, kanserli hücreler oksijeni bir o kadar sevmez. Yapılan çalışmalar oksijen yetersizliğinin kanserin temel nedenlerinden biri olduğunu göstermiştir. Ozon terapi sayesinde kanda, dokularda ve hücrelerde oksijen seviyesi artmaktadır.

blank

Ozon bağışıklık sistemini uyararak, kanserle savaşta vücuda yardım eder. Ozonun en önemli faydalarından biri vücudun savunucu hücreleri olan akyuvar (beyaz kan) hücrelerinin daha iyi görev yapmasını sağlamaktır. Ozon; savunma hücrelerinin yabancı maddelerin, mikropların farkına varmasını sağlayan haberci proteinleri (interferon, interlökinler) salgılamasını arttırır.

Ozon terapide; ozonlanmış kanın kişiye geri verilmesi ile kanın hastaya verilmesiyle vücut bağışıklığının aktivasyonu başlar. Aynı zamanda vücudun genel direnci ve zindeliğini arttırarak kemoterapi ve radyoterapinin vücudu güçten düşürücü yan etkilerini büyük ölçüde azalmasına katkı sağlar.

OZON TERAPiNİN YAŞLANMA KARŞITI ETKİLERİ VARDIR

blank

Gittikçe çevremiz, yaşadığımız ortam kirleniyor, sağlıksız nefes alıyor, sağlıksız besleniyoruz. Modern hayatın yüklediği stres, yorgunluk gücümüzü azaltıyor. Hareketsizlik bizi iyice geriletiyor. Tüm bu etkiler nedeniyle hücrelerimizde istenmeyen maddeler birikiyor. Bu maddelere genel olarak toksin demekteyiz. Hücrelerimizde fazlaca biriken toksinler, hücre metabolizmasının bozulmasına ve sonunda hücre ölümüne neden olmakta.

Bu da hücrenin bulunduğu dokuların- organların iyi çalışmamasına neden olmaktadır. Neticede toksin birikimi, kronik yorgunluk, hastalıklara çabuk yakalanma, depresyon hali, yaşlanma.. gibi pek çok etkiye neden olmaktadır.

Toksinlerin vücuttan uzaklaştırılması gerekir ki buna “detoks” denilmektedir.

blank

Serbest radikaller toksin oluşumuna neden olan maddelerdir. Antioksidanlar ise serbest radikallerin vücuttan atılmasını sağlayan maddelere denir.  Ozon ise vücutta bulunan antioksidan enzimlerin aktif hale gelmesini sağlar. Hücreler, koruyucu enzim üretimlerini artırarak ozonun oksidatif etkilerine karşı sağlıklı bir tepki verirler. Bu da hücre antioksidan düzeylerinin yükselmesine yol açar.

Vücutta toksik madde olarak biriken maddelerden biri de petrokimyasallardır. Petrolden elde edilen ürünlerde (plastik ürünler-pet şişeler-tarım ilaçları..vs) yer alan petrokimyasallar vücutta birikip, bağışıklık sistemi ve direnç üzerinde büyük yük oluşturur. Bunun sonucu vücut direnci düşer, hastalıklara yakalanma riski artar, alerjenlere karşı duyarlılık artar. Ozon vücutta biriken petrokimyasalları yıkarak bunların vücuttan uzaklaşmasını sağlar.

Ozon terapi & diğer etkileri

Ozon tedavisi cilt sorunlarının giderilmesi, deri enfeksiyonlarının tedavisinde etkilidir.

blank

Ozon tedavisinin deride kullanılmasıyla amaç; uygulama bölgesinde dolaşımı arttırmak, bozulmuş olan biyolojik fonksiyonların geri kazanılmasına yardımcı olmaktır. Ozonun bu etkilerine oksidasyon sonrası oluşan hidrojen peroksit neden olmaktadır. Ayrıca ozon tedavisi sonrası miktarı artan sitokinler (IFN-β ve TGF-β gibi)  ise bağışıklık sistemi üzerinde ve yara iyileşmesinde rol almaktadır.

Ozon terapi; akne (sivilce), ürtiker, egzama gibi cilt sorunlarının pek çoğunda, uçuk, zona gibi virüs etkenli cilt enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Ozon aynı zamanda cilt dokularının yenilenmesi üzerindeki etkisi ile yaşlanma karşıtı etki de göstermektedir.

Ozon yara ve yanık tedavisinde etkin olarak uygulanmaktadır. Damar tıkanıklığına bağlı yaralar, diyabetin neden olduğu ayaktaki yaralar, yatalak hastalarda gözlenen iyileşmeyen yaralar, enfekte olmuş yaraların tedavisinde etkilidir.

  • Ozon insülin direncini ortadan kaldırmada etkilidir. Tip 2 diyabetin ve aşırı kilo alımını başlıca nedenlerinden olan insülin direncidir. Ozon insülin direncinin düşmesini sağlar. Bu sayede kişinin kilo vermesi kolaylaşır. Ozon terapi ile diyabeti olan kişilerde kan şekerinin ve artmış insülin seviyesinin normale inmesi sağlanır.
  • Ozon terapi ile hücrelere alınan oksijen miktarı artar ve hücre içindeki sitrik asit siklusunu aktive eder. Krebs siklusu olarak adlandırılan biyokimyasal bu reaksiyon ile hücre içinde şekerden enerji elde edilir. Bu reaksiyon hücre içinde, mitokondri denilen organelde meydana gelir ve glukoz şeklinde depolanmış enerji böylelikle yakılır. Ozonun sayesinde hücrelerde daha fazla ATP yani enerji üretilir.Daha fazla enerji daha enerjik ve dinç bir vücut demektir.
  • Yapılan bazı araştırmalar ozonun; endorfin hormonun salgılanmasını tetiklediğini göstermiştir. Endorfin hormonunun halk arasındaki adı “mutluluk hormonu”dur. Endrofin salınması depresyon ile mücadelede büyük avantaj sağlar.
  • Ozonun etkili olduğu bir diğer hormon da melatonindir. Melatonin, uyku ritminin düzenlenmesinin yanı sıra bağışıklık sisteminin güçlenmesi, vücut ısısının ayarlanması ve hücre yenilenmesi gibi biyolojik ve fizyolojik süreçlerde önemli bir rol oynar. Ozon terapi ile kronik yorgunluğun giderilmesinin nedenlerinden birinin de bu etki olduğu düşünülmektedir.